Aidin Salih-GERÇEK TIP

23 Mart 2016 Çarşamba

  • Alternatif değil Gerçek Tıp. Size bir haftalık bir detoks  değil, pazartesi başlayıp çarşamba biten bir diyetten hiç değil  size İslami yaşam tarzından bahsedeceğim. Ben rahatsızlığım sebebi ile çok geç tanımış oldum. İnşallah sizler sağlığınız sizde iken kontrolü ele alın diye yazayım istedim. 



  • İlkin bu yola niçin çıktığımı bir parça olsun anlayabilmeniz için yaşadığım süreci özetleyeyim ki yersiz, bilir bilmez kırıcı yorum ve eleştirilere mahal vermeyeyim zira size açmış olsam bile bu konu benim oldukça hassas olduğum bir konu. (!)Eğer siz bu yazıyı okuyorsanız dikkatinizi çekmek istediğim bir başka nokta benim bu konuda uzman olmadığım yalnızca kendi halinde yaşadığı tecrübeleri yazan sizler gibi biri olduğumdur. Okuyup, araştırarak ve bir parça uzman yardımı ile uygulamaya çalıştığım bu yaşam tarzında edindiğim ufak tecrübeleri paylaşmaktan öte inanın hiçbir amaca hizmet etmiyorum. Sizden 25 yaşında hür bir insan olarak yaptığım seçime saygı duymanızı ve tüm bunları ona göre yorumlamanızı istiyorum. 
  • Üniversiteyi kazandığım yıl (2010) bitmeyen eklem ağrılarım yüzünden gittiğim romatoloji uzmanı Prof. bana SLE tanısı koydu. Sistemik Lupus falan filan. Romatizmal bir rahatsızlık olan SLE bir bağ dokusu hastalığı öyle ki sebebi tam olarak bilinmeksizin bağışıklık sisteminiz vücudunuzdaki herhangi bir organı, dokuyu yani canı nereyi isterse orayı düşmen belliyor ve tahrip etmeye başlıyor. Üstelik bir zamanı yok yani aklına ne zaman eserse. Aman yarabbi! ilk duyduğumda ben de şaşırmıştım lakin sonra kabullendim ve Lupus la birlikte yaşamayı öğrendim. Fakat Lupus la yaşamayı öğrenmek günde en az üç ilaç içmeyi gerektiriyordu ve bunun herhangi bir süresi yoktu. Hastalık geçmiyordu, ilaçlar iyileştirmiyordu sadece bir parça daha kaliteli yaşam sağlıyordu. Gerçekten mi? Eğer bana soruyorsanız hayır. Başta öyle sanıyordum tam beş sene boyunca Lupusun alevlenme dönemlerinde dozu arttırmak sureti ile kortizon kullandım. Sonuç olarak 2014 yazında içtiğim avuç avuç ilaca rağmen Lupus un düşman olarak Karaciğerimi seçtiğini ve ona hasar vermeye başladığını öğrendim. Sonra kortizonu daha daha ve daha arttırdılar ve beni eve yolladılar. Ta da bir aya kalmaz korkunç ötesi bir olay oldu ve ben tekrar eli mahkum doktorların yolunu tuttum  karşıma geçip şöyle dediler:"Üzülme siroz başlangıcı!" bir diğeri "hayır hayır bu portal hiper tansiyon" bir diğeri "yok yağ otoimmun hepatit bu" ve o zamagn dozu 5 yok 10 hayır 25 arttıralım hayır 10 düşürsek mi 3.5 mu düşürsek dediler ve eklediler önümüzdeki hafta tekrar gel böylece aylar geçti ve ben tam 6 ay boyunca her ptesi haftaya tekrar gel lafını duydum.  Üstelik her hafta gittiğim hastahane ve yüzüme anlamsızca, umutsuzca bakan doktorlar ümidimi ve beni tam anlamıyla tükettiler. Her hafta bir sonraki ptesi yi beklemekle geçiyor cumaya kadar bir parça düzelmeye başlayan psikolojim ptesi geldiğinde eskisinden daha beter bir hale geliyordu. Özel hayatı geçin bir hayatım kalmamıştı hastahaneye gitmekten başka bir yaşama amacım yoktu. Anlayacağınız Lupus için sürekli devam eden  kontrollerime bir de gastrocular eklenince evlere şenlik nur topu gibi bir psikolojim oldu. Ne ölebiliyordum ne yaşayabiliyordum. Ne Lupus iyileşiyor ne Karaciğerim umut veriyordu Sonra Aidin Salih in Gerçek Tıp kitabı ile tanıştım  lakin bu yola çıkmak hiçte öyle kolay değildi ilkin ilaçları bırakmam doktorları terketmem bunlarla kalmayıp tüm yeme içme, temizlik kısacası tüm yaşama alışkanlıklarımı değiştirmem gerekiyordu ve bu seçim canıma bile mal olabilirdi. Nasıl olacak olur mu olmaz mı derken o hafta tekrarı olan Lupus kontrolume gittim. Yapılan testler sonucunda kullandığım kortizon karaciğerime bir faide sağlamadığı gibi üstüne kemiklerimi eritmeye başlamış bununla da kalmamış gözlerimi kataraktla kör etmeye and içmişti bunun içinde zaten her Allah ın günü almakta olduğum bir avuç ilaca ilaveten kemik erimesi için şu, kansızlık için bu, katarakt için o ve tüm bu ilaçların mideye zarar vermemesi için mide koruyucusu mide koruyucunun yan etkilerine karşı vs.vs. böyle uzayıp giden ilaç kontrol test listeleri. Muayne odasından çıkıp karar verdiğimde aklımda şu ayet vardı  "Allah vâdesi gelen hiçbir kimsenin ecelini ertelemez. Allah yaptığınız her şeyden haberdardır."63/11  bismillah dedim ve bu yolu seçtim. Meğer bundan önce korktuğum tek şey ölmekmiş. Sonuç olarak bu yola girerken ve şu anda aklımda olan tek şey şudur. Doğmayı, doğacağımız zamanı ve diğerlerini seçemediğimiz gibi ne zaman öleceğimizi de biz seçemiyorduk. Ölüm vakti değişmiyordu mühim olansa bu ikisi arasında aldığımız kararlar, yaptığımız seçimlerdi. Yani nasıl, ne için yaşayıp öldüğümüzdü. Fakat bunu bazılarına anlatmak tam anlamıyla im-kan-sız neyse ki ayetler var bkz bunun içinde kenara bir ayet yazdım  "Bizim yanımızda olsalardı, ne ölürler ne de öldürülürlerdi." diyenler gibi olmayın! Allah bunu, onların gönüllerinde bir hasret, bir yürek yarası olarak bıraksın diye yaptı. Hayatı veren de, alan da Allah’tır. 3/156 

  • şuan iyileşmiş değilim iyileşir miyim ölür müyüm yalnız Allah biliyor fakat ben mutluyum hem tam tevekkül ettiğim hem de birilerinin dediği gibi bu yolu seçtiğim için;  ilaçları bırakıp doktorları terkettiğim için ölürsem en azından inşallah Allah'a verecek bir cevabım olacağı için. "Allahım ben şifayı helal yollardan aradım." Allah her hastalığı şifasıyla bir yaratmıştı ve bana sorarsanız bu şifaların prospektüslü ilaçlar olamadığı kesindi. Özeti özetlersem(: şifayı doktorlardan değil Allah tan, haram yollarla değil helal yollarla aramaya karar verdim. Diyeceksiniz ilaçlar haram mı bunu başka bir postta tartışalım inşallah. Evet bu özetiydi gerçekten. Şimdi gelelim seçtiğim yola (: Aidin Salih in GerçekTıp'ına:

  • Peygamber efendimizin (sas) “Ademoğlu midesinden daha şerli bir kap doldurmamıştır. Ademoğluna belini doğrultacağı kadar birkaç lokma yeterlidir. Eğer daha fazla yemek istiyorsa, (midesini üçe ayırsın), üçte biri yemek, üçte biri su, üçte bir de nefesi için.” hadisi şerifine binaen  Merhume Aidin Salih hanim günümüz tıpına savaş açarak sizi belki biraz zahmetli ama aslında esas olan, arı ve sağlıklı yaşama davet ediyor. Peki kim Aidin Salih? Rusya'da tip eğitimi almış diplomalı bir doktor lakin şimdiki bazı* doktorlardan farklı olarak ilaç mümessili değil ilaca katiyen karşı, bir biyolog ve alternatif tip uzmanı. Natural, organik modasına dayanarak değil İslami esaslara göre  yaşamanın sırlarını vermiş bir hanim efendi. Kuranda da belirtildiği gibi insanın bir mucize olduğuna iman etmiş bir Müslüman. Kuran, sünnet, hadis ışığında araştırıp nebevi tipi bir adım ileri götürmüş şahsiyet. Merhume Aidin Salih in tipini size kısaca özetleyecek olursam her hastalığın başı çok ve karışık yemekten geçiyor, insan her türlü hastalığı kendi kendine iyileştirebilecek bağışıklık sistemi ile birlikte yaratılıyor fakat kullanılan parfüm deterjan zirai ilaçlar vb. genetiği değiştirilmiş yapay ürünler bağışıklık sisteminin tanıyamadığı  hastalıklara sebep oluyor. Yapılması gerekenler hastalık size gelmeden beslenmenizi düzeltmek, helal beslenmek* Yemek için yaşamayı bırakıp, yaşamak için yemek. Peygamber (sas)gibi tek çeşit yemek, az yemek l. Yapılması gereken sadece yeme alışkanlığını düzeltmek değil tabi bunlardan önce evinizdeki bütün kimyevi ürünlerden kurtulmak.  Nasıl olacak ya derken ben: kıyafetlerimin arasına dahi sabun koyan, çamaşır suyu kokusu olmadan temizliğe inanmayan ben bile bir baktım evdeki her şey atılmış arap sabununa, çamaşır sodasına ve doğal yağlara geçilmiş. Belki onlar kadar iyi sonuç vermiyor ama doğal ama sağlıklı.  Biraz zahmetli, belki maliyetli olduğu doğru ama inanın hastahane yollarına, kapılarına düşmekten daha zahmetli değil, sıkıntı verici hiç değil daha maliyetli hiç hiç değil. Sağlığın kıymetini bana soracak olun, size söyleyeyim. Sağlık yoksa yarın yok. Açlık oruçları, sülük, hacamat, organ temizlikleri burada anlatamayacağım kadar çok ince ve mühim ayrıntı dilerseniz kitabı edinip okuyabilir geç olmadan kendiniz, evlatlarınız, hatta nesliniz için yeni bir adım atabilirsiniz.  Selametle.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder